Film yapım sürecinin tamamı düşünüldüğünde, renk düzenleme aşaması, küçük bir aşama gibi görünebilir. Evet, bu mekanizmada bir çok etkili eleman var. Bu nedenle küçük bir eksik ya da hata, tüm mekanizmayı işlevsiz hale getirebilir. Renk düzenleme ile fark oluşturabilirsiniz. Mekanizmanın en son aşaması olduğundan bu aşamayı, tüm mekanizmayı daha iyi çalıştırmak için kullanabilirsiniz. Ortalama gibi görünen bir iş, renk düzenleme ile daha sinematografik görünebilir. İyi kaydedilmiş ve doğru pozlanmış bir görüntüye sahipseniz renk düzenleme ile yapabileceklerinizin sınırı yoktur. Çekim günü gökyüzü istediğiniz renkte olmayabilir ya da çimenler o anki ışık nedeni ile doğru renkte görünmeyebilir. Belirli alanlardaki ışıklar, hızlı çalışma temposunda ayarlanamayıp fazla kalmış olabilir.

Renk düzenleme ile birçok hata giderilebilir. Bu yazıda renk düzenleme ile ilgilenenler için bazı ipuçları paylaşacağım. Nereden başlamalı ya da iş akışı nasıl oluyor gibi birçok öğrencimin de sıkça sorduğu soruları yanıtlamaya çalışacağım. Mümkün olduğunca etkili bir renk düzenleme için temel oluşturabilecek birkaç bilgi paylaşacağım.Hangi yazılımı kullandığınız bu ipuçları için çokta önem taşımıyor; çünkü hangi yazılım olursa olsun iş akışı temelde aynı.

İlk olarak renk düzenleme öncesinde coloristin müdahale edemediği ancak doğrudan görüntü kalitesine etki eden başlıklara göz atalım.
fiziksel etmenler
ışık
lens seçimi
filtreler
zaman ve mekan seçimi
exposure
kare hızı
shutter speed
shutter angle
gamma
beyaz ayarı
color space
knee control
black stretch ve
matrix

Yukarıdaki tüm başlıklar sette görüntü yönetmeni sorumluluğundadır. Şimdi kısaca terminolojiyi hatırlayalım ve başlayalım.

Renk düzenleme, renk dengesi ve kontrast ayarlamasının yapıldığı ilk işlemdir. Bazen yüzlerce hatta binlerce klip teker teker ayarlanır. Bu aşamada kendime rehber olarak scopeları alıyorum. Scopeları sanatsal olarak kullanamasanız da en azından video sinyallerinin teknik açıdan mükemmel olmaları için kullanabilirsiniz. Renk dengesi ve pozlama ile ilgili objektif olabilen başka araç zaten bulunmuyor. Üstelik ücretsiz! Scopelara güvenin, dillerinden anlayın ve sizi yönlendirmelerine izin verin.

Renk sınıflandırması, yaratıcı sürecin başladığı andır. Sinema sanatı için fırça darbelerinin atılmaya başlandığı an diyebiliriz. Tüm renk ve parlaklık tonlarına müdahale edilebildiği, genel renk tonunun belirlendiği ve yazılım araçları ile birçok işlemin yapılabildiği aşama. Kesin doğru ya da kesin yanlış vardır demek yanlış olur. Bu aşama , yönetmen, görüntü yönetmeni ve renkçinin beğenisi üzerine ilerler. Kendi adıma bu aşamayı hep doğal şekilde yapmaya çalışıyorum. Sanki o şekilde çekilmiş gibi renk sınıflandırması yapmak bana daha doğru geliyor.

Tek bir yazıda tüm renk düzenleme araçlarını detaylı olarak anlatmak tabiiki pek mümkün değil; ancak bu araçtan bahsetmez isek yazı eksik kalır:

Lift, Gamma, Gain yada Shadow Midtone ve Highlig

 

Lift Gamma Gain, ıssız bi adaya düşse bir renkçinin alacağı tek araçtır. Renk düzenleme panellerindeki havalı görünen toplar bu araç olmadan bir işe yaramazlar. Final Cut Studio ile dijital coloristlerin hayatına giren bu araç, hangi yazılım olursa olsun bulabileceğiniz vazgeçilmez bir araçtır. Günümüzde Final Cut, bu aracı kullanmaktan vazgeçti. İşlev aynı olsa da şu an kullanılan arayüz farklı. Ne kadar enteresan değil mi? Renk çarklarını seviyorsanız, yine bu çarkları arayüz olarak kullanan Final Cut X plug-inleri bulmanız mümkün.


1.RAW yok ise en iyi seçenek LOG Gamma

Düşük kontrastlı log gamma ile kaydedilmiş gibi görünen görüntüler acaba renk düzenleme sonrasında nasıl bir hale gelecek sorusunu her zaman akla getirse de kullandığınız kamera eğer raw kayıt yapmıyorsa en iyi seçeneğiniz, log gamma ile görüntünüzü kaydetmek olacaktır. Yüksek kontrast ile siyah ya da beyaz alanlardaki detayları kaybederseniz, giden geri gelmez. Sadece bu seçenek ile kameranızın sunduğu dinamik aralıktan maksimum olarak yararlanabilirsiniz. Rec.709 gamma ile görüntüyü görebilmek için monitör ya da kameranız ekstra özelliklere sahip olabilir. Bu özellikler için kullanma kılavuzlarına bakın.

2.CODEC

Bir an için 8 farklı tonda renkli kalem ile yapılabilecek bir resmin renk derinliğini sonra da 16 farklı tonda kalem ile yapılabilecek resmin renk derinliğini düşünün. Daha fazla renkli kalem ile daha fazla renk tonu oluşturabilirsiniz. Kalemlerin kalitesi de çok önemli; bu kalemler renkleri iyi bir şekilde yansıtabiliyor mu yoksa renkler ayırt edilemiyor mu?  Bu paragrafta bit depth ve codec önemini anlatmaya çalışıyorum. Daha fazla bit depth ve mümkün olduğunca az sıkıştırma kullanan bir codec, renk düzenleme için en iyi seçenektir.

3.SCOPE’lara güvenin

Beynimizde video çıkışı olsaydı gözlerimize güvenebilirdik. Çünkü mükemmel çalışıyorlar. Yüksek dinamik aralığa sahipler, beyaz dengesini mükemmel yapıyorlar ve daha birçok şey. Ancak kameralar görme sistemimizi taklit etseler de henüz onlar kadar mükemmel değiller. Çekim esnasında kamera monitörünü izlerken gözlerimiz, o monitöre ve ortam ışığına da uyum sağlayacaktır. Bir süre sonra kameranın algılayamayacağı ama gözlerimiz tarafından algılanan görüntülerle karşılaşabilirsiniz. Bu sebeple çekerken, pozlama için sadece scopelara güvenin. Birine ya da gözlerinize değil; sadece scopelara! Fakat benim bu sözlerime de güvenebilirsiniz. Onların dilinden anladığınızda hayat daha güzel olacak.

4.Hangi sıralama ile renk düzenleme yapmalı ?

Renk düzenleme yaparken her bir katman birbiri ile etkileşim halindedir. Olabildiğince fazla renk ve parlaklık bilgisini korumak için bu etkileşim düşünülerek hareket edilmelidir. İlk olarak görüntüyü en doğal hale getirmelisiniz. Siyah ve parlak alanlarda hiçbir detayın kaybolmadığına emin olun. Beyaz dengesini yapın. Eğer görüntüde fazla noise var ise kullandığınız yazılımların ya da plug-in lerin noise temizleme özelliklerini kullanın. Sahneye dramatik bir düzenleme için vignetteleri kullanın. Bu aşamadan sonra sıcak ya da soğuk dramatik renklendirmenizi yapın. Görüntüyü stilize etmek için LUT kullanacaksanız, her zaman en son katmana uygulayın. Yaptığınız rengi her aşamada orijinal görüntünüz ile karşılaştırın. Objektif olmaya çalışın. Eğer daha kötü bir hale geldi ise her şeye yeniden başlayın.

5.İlk önce siyahlar

Color correction aşamasında siyahlar, her zaman ilk önceliğiniz olmalı. Düzgün siyahların olmadığı bir görüntünün beyaz dengesini yapamazsınız. Örneğin yan taraftaki RGB Paradede siyahlardaki yani alt kısımlardaki dengenin bozukluğuna dikkat edin. Bu görüntüde muhtemelen siyahların tamamı cyan rengine yakın ve kırmızı  düşük. Siyahlar gerçek siyah değil ise o görüntü doğalda hissettirmez. Siyah ayarı için RGB parade kullanın ve sinyalin en alt kısımlarının eşit olmasını sağlayın. Genel kontrast ve doygunluğu ayarladıktan sonra görüntünün beyaz kısımlarına odaklanabilirsiniz. İlk beyaz ayarlaması için lift ve gain araçlarını kullanmanızı öneriyorum. Gamma ayarını en son ince ayarlama için kullanın. Gamma ayarının belirli ve olması gereken bir seviyesi olmadığını söylemeliyim. Gamma ayarını sezgisel olarak yapmalısınız. Hislerinize güvenin.

6.Hafıza renkleri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ressamlar, algımızda kayıtlı olan ve adını duyduğumuzda hafızamızda renginin canlandığı objeleri rengini hafıza renkleri olarak adlandırıyorlar. Limon sarısı, mavi gökyüzü, yeşil çimenler ya da örneğin bir aracın tekerleği. Hepsinin olması gereken kendi renkleri var ve eğer bir şeyler ters gitmiyorsa hepsi kendi renklerinde gözükmeliler. En önemli hafıza rengi ise cilt tonudur. Kırmızı, yeşil ya da pembe değil. Cildin olması gereken bir rengi var ve karakter hasta değilse ya da aşırı bir makyaj yok ise olması gereken şekilde görünmeli. Şanslıyız ki vectorscope da cilt tonlarının kontrolü için bir cilt tonu hattına sahip. Cilt tonu kontrolü için bu hattı kullanın, diğerleri için ise algınızı.

Umarım bu temel bilgiler aklında renk düzenleme ile ilgili soru işaret olanları ya da bu işe merak duyanları biraz olsun bilgilendirmiştir. Renk düzenleme için yapılabilecek sınırsız sayıda işlem var. Kurallar mı? Yıkılmak için varlar.